27 Aralık 2007 Perşembe

Sobe!!!!

Sobe soruları,yani sobeleyen Lale ve Sibel olurda,Bayram ve hastalık rötarlıda olsa,
cevap gelmez olurmu hiç?
Bakın ben ne olsam nasıl olurmuşum;)


Müzik aleti olsaydım eğer,Parmaklar ve ben harika bi ikili olacağımızdan;)kesinlikle piyano olurdum.Hem kim istemez demi ama,üzerinde parmaklar dolaşırken,şahane sesler çıkarmayı;)
Yüzlerce insanda,hayran hayran sizi izliyo üstelik;)



Ayakkabı olsaydım eğer,çocukluktan bu yana tutkum olan ve her fırsatta severek giydiğim bende modası hiç geçmeyen kırmızı,topuklu ayakkabı olurdum.Yemek olsaydım eğer,deniz ürünleri tabağı!!olurdum.Neden?çünkü,seven tam sever,hakını verir,hakkıyla yer,yanında ne içilir,nasıl içilir çok iyi bilir,sevmeyense hiç bulaşıp mundar etmez:) Araba olsaydım eğer,herkesin hayallerinde olupta çok az kişini sahip olabildiği ve de sahip olanın gözü gibi baktığı,Porsche olurdum;) Elbise olsam,Ya en seksisinden,çok şık siyah gece elbisesi olurdum ya da özel gecelere saklanan,her iki kişidede afrodizyak etkisi yaratan,jartiyer;)Ve son olarak,bu da benden olsun,

Bir cümle olsaydım eğer,atesinsesi nin,

"Ve derler ki herkesin uzağında bir feneri vardır hiç gemileri olmasa bile" sözü olurdum...anlayana...Benden cevaplar bunlar,şimdi sıra,mustafa da hadi bakalım kolay gelsin..

deep note:Seni,kalemini,sayfanı ve O feneri seviyorum Temel...
http://atesinsesi.blogspot.com/

19 Aralık 2007 Çarşamba

Bayram..


Bugün izinliyim...bayram tatili başladı:)kendi işlerimi hallettikten sonra,anneme yarın ki menü için yardıma gidicem...z.yağlı lahana sarma,patatesli&peynirli börek,kavurmanın yanına iç pilav ve tatlı olarakta fıstık sarma annemin bu yılki bayram menüsü...
Ben,bayramları,kaçış olarak ya da tatil fırsatı olarak görenlere inat,
Halen oğluma bayram kıyafetleri alır,
Bayram ziyaretlerine büyüklerden başlar,
Kapıya gelen çocuklar için şeker&çikolata alır,
Oğluma bayram harçlığı verir,
Ve bayramların bayram gibi yaşanması gerektiğine inanırım...
Mutlu,sağlıklı,huzur dolu bi bayram diliyorum...

13 Aralık 2007 Perşembe

Doğum günü...

Forumdan bir arkadaşın bana gönderdiği email içinde böyle bir siteden bahsetti, baktım ve bir doğum günü mesajı yazdım, daha sonra bana bir e-posta geldi yollayan kişi sitenin sahibi, siteye yorum yazdığım için bana teşekkür etti, arkaşaım rica edip sayfamda yayınlamamı isteyince kendisini kırmayarak ve ona destek vererek isteği üzerine yayınlıyorum. http://www.canimicin.net/
Ve de diyorum ki,AŞK BUDUR İŞTE...

5 Aralık 2007 Çarşamba

Koptuğum anlar;)










28 Kasım 2007 Çarşamba

20 Kasım 2007 Salı

Seks hayatınıza dair;)))

Ünlü bi derginin eski sayılarından biri geçti elime haber orjinaldi,mühim di ve bana göre bir hizmet haberine yer vermişti. Dergi erkek dergisi olduğu için, doğal olarak hizmet de erkeklere.
Ben okurken çok eğlendim:),hatta arada sesli okuyup,gözü ela olan adamı da mevzudan haberdar ettim;)gerçi O her ne kadar,
-Bi eksiklik mi görüyosunda bunları okuyosun???gibi laflar etsede,arada bi çaktırmadan kulak kabarttı:))
Ağızla ilğili madde,bizi çok eğlendirdi ki,
-Bi yerden tanıdık geliyomu?:) diye espiri bile patlattı.
Ardından,
-Balııııııııııııııım senın o agzını yerim ben dedi veeee eh yiyoduda:)
İşte derginin‘‘Seks hayatınıza dair'' adlı sayfasının

‘‘Bir görüşte kadının yatakta nasıl olduğunu anlamak'' başlıklı yazıda,alt alta maddeler sıralanmış. O maddeler de şöyle:
POPO
Kalkık sıkı bir popo, kas anlamına gelebilir. Yani söz konusu kadın hareketli, muhtemelen spor yapıyor, enerjik. Bunlar sizin yatakta da aradığınız özellikler değil mi? Dümdüz bir popo ise genellikle hareketsizliğin, tembelliğin göstergesi.
Karar yine de sizin!
AYAKLAR
Nasıl erkeklerin ayak ölçüleriyle penis ölçüleri arasında bir bağ kurulabilirse, kadınlar için de mümkün böyle bir genelleme.
Ama kadınların penisleri yok genelde.
Siz de bunu biliyorsunuz zaten!
İÇ BACAKLAR
Boşluk olmamalı. Ama yürürken şişmanlıktan da birbirine değmemeli. Yoksa bütün iş size kalır, o tembel tembel sırt üstü yatar. Oysa enerjik ve hareketli olmalı değil mi? Ayrıca bacakların güzelliği ve dalga dalga selülitle kaplanmamış olması şu açıdan da önemli: Sürekli ışıkların kapatılmasını talep etmez.
GÖĞÜS
Göğüsler, monitör görevi görürler.
Göğüs uçları belli oluyorsa, hemen tuhaf hayallere kapılmayın, sadece üşümüş olabilir. Ama yine de bulunuduğunuz yerin ısısını göz önünde bulundurun. Söz konusu kadının sütyen kullanma gibi bir adeti yoksa ve göğüsler her hareketinde sallanıyorsa bu eve gitmek istediğinin bir işareti olabilir. Ama aklınızda bulunsun, bir insan tedirginse ya da size eşlik etmekten memnun değilse de sürekli boynunu oraya buraya çevirebilir. Bu da doğal olarak bedeninin (ve tabii ki göğüslerinin) hareket etmesinin nedeni olabilir. Neden sütyen kullanmadığını da sormak siz düşmez!
Ve bir kadının sadece göğüsleri hoşunuza gidiyorsa...
Yine de siz yüzüne de dikkatlice bakın, sabah uyandığınızda pişman olmamanız açısından bu gerekli.
Ama bizden sadece tavsiye etmesi...
GÖZLER
Bir kadının size nasıl baktığı sizin için neler düşündüğü hakkında en iyi ipucu. Yani o gözlerde sizinle beraber olmak isteyip istemediği yazıyor. Tabii siz okumasını bilirseniz.
Uzun zaman sizin gözlerinizin içine bakabilmesi, hem iyi, hem kötü. Sadece kendisine güvenen insanlar, birilerinin gözünün içine uzun süre bakabilirler. Ama kendine güvenen kadınlar erkekleri korkutabilir de. Gözlerden bir kadının utangaç olup olmadığı da anlaşılabilir. Ama utanmak yatak hikayelerinde sadece kısa bir süre heyecan verici olabilir.
Utanma faslı uzarsa yatak hikayeleri, yatak cinayetlerine dönüşebilir.
AĞIZ
Mutlaka oral fiksasyonu olan bir kadının peşine düşün. Yani ağzına sürekli bir şey götüren, bir şey yemeden içmeden edemeyen. Sigara içen, su içen, tırnak yiyen, parmağını emen vesaire vesaire.
Bu, kadınının kendi ağzıyla iyi bir ilişkisi olduğunun göstergesidir.
Sizin bedeniniz ve çeşitli organlarınız söz konusu olduğu için de doğal olarak bu aranılan bir özelliktir.
Ve unutmadan epey sigara içmiş ve içmiş bulunduğunuz ağzınızla bir kadını öptüğünzde size yanıt veriyorsa, sizi öpmeye devam ediyorsa bu iyi bir işaret.
Çünkü sekste kimse hep iyi kızları istemez.
Ve zaten seks ağız tadıyla değil, beyin tadıyla ilgilidir.
GİYSİLER
Sürekli siyah giyiyorsa, kesinlikle şişman olduğunu konusunda bir saplantısı vardır. Ama iç çamışırlarında siyahı tercih ediyorsa, elbette ki denilebilecek bir şey yok. Giyimine özen gösteren bir kadınla beraber olmayı istemek bir erkek için çok mantıklı bir düşüncedir: Giyimi için bu kadar efor sarfeden bir kadının, yatakta sarf etmemesi neredeyse düşünülemez. Ama giydiği kıyafetler üzerinde yağ lekeleri varsa, giydiklerinin orası burası sökükse...
Aman dikkat! Muhtemelen yatak odası da dağınık ve pistir.

Mühim deep not:Ne yerken,içerken ne de sigaramdan solurken değil,
Ben ağzımı en çok sevgilimin ağzındayken seviyorum;)

12 Kasım 2007 Pazartesi

İyi haftalarrrrrrrr....

Pazartesi yoğunlugu sebebiyle h.sonu yazısı yarına:)

8 Kasım 2007 Perşembe

Hadi Gülelim:))

Fransız, İngiliz, Alman, Rus, İranlı, bir de bizim Temel

barda sohbet ederlerken sıra gelmiş memleketlerini övmeye..

İngiliz,"Arkadaslar. ." demiş "Bizim biramız cok meşhurdur.. içmeye kıyamazsınız

Fransız hemen girmis konuya"Bizim kızlarımız meşhurdur.." demiş, "öpmeye kıyamazsınız" Alman içini cekip " Hey gidi memleketim.. " demiş,"Biz öyle arabalar üretiriz ki binmege doyamazsınız. ."

" Bizim en meşhur şeyimiz KGB'dir.." demiş Rus,

"Dünyanın bir ucunda sinek havalansa haberdardır ! ..

Sıra ona gelince İranli ya" Halılarımız. ." demiş, "Yumuşacıktır ve çok meşhurdur.."

Sonra hepsi birden suskun oturan Temele dönmüşler..

Sakin sakin bakmış onlara ve gülerek baslamış söylemeye..

"Bizim delikanlılarımız meşhurdur. Öyle ki ;Alır Fransızın kızını , içer ingilizin birasını , Atar Almanın arabasına ,Götürür Holandalının evine , Yatırır iran halısının üzerine , Degil kocasının, KGB'nin bile ruhu duymaz.." :)))

1 Kasım 2007 Perşembe

Erdal İnönü...


















Bilim ve siyaset dünyasının,demokrasi mücadelesinin önde gelen ender isimlerinden birini daha kaybettik...

Bülent Ecevit ten sonra ölümüne üzüldüğüm 2. siyasetçi...
Saygı ve rahmetle...

30 Ekim 2007 Salı

Ofisteki kızlar toplandık smear testi yaptırdık(:

Hani bi söz vardır,"terzi söküğünü dikemez"derler ya bizim halimizde o hesap,işimiz sağlık. Sektörün içindeyiz ama ne bi hemoglobın sayımı,ya da ne biliym periyodik hiç bi kontrolümüz yok.Du yani biz ofis kızları,şu ara pek bi gündemde olan rahim agzı kanserini konuşup,
"kesin gidip test veriyoruz"kararı alana dek.Ve bizler bu kararı lafta bırakmayıp gidip test yaptırdık.Korkucak bişey yok canınız fazla acımıyo,rahim agzından az miktarda bi örnek alıyolar,ve anormallikler arıyolar.Haa eger anormal bi durum saptanırsa,
HPV testide uyguluyolar ki bu son derece can sıkıcı bı durum.Pap Smear testi veya bilinen diğer adı ile Smear testi her kadın için en önemli sağlık taraması testlerinden biriymişte bilmezmişiz meger,
Cinsel aktiviteye başladıktan bir yıl sonra ya da 21 yaşından itibaren (hangisi önce ise) kadınlar rahim kanserine yol açabilecek anormal hücrelerin saptanması için yılda bir defa pap testi yaptırmalıymış ki benim sex hayatımın 19 um da başladıgı düşünülecek olursa 10 yıl kadar geçikmişim ben:).

Bu test bakirelere uygulanmazmış.
Smear testi yılda bir defa yapılmalıymış.
Kadınlar smear testi ne olursa olsun her yıl jinekolojik kontrolden geçmelidir de dedi doktorumuz.
30 yaşın üstündeki kadınlara iki testin birlikte yapılması önerilmekteymiş.
HPV seksüel temasla geçer, bu test belirli cinsel aktivitede bulunan bakirelerde de uygulanabilir. İlk kez ne zaman cinsel temasta bulunulacağı bilinemediğinden 15 yaşından itibaren genç kızların, bağışıklığın sağlanması için, HPV aşısı olması önerilmekteymiş.
Testin sonuçları haftaya,meraklısına yazarım sonucu:)

29 Ekim 2007 Pazartesi

25 Ekim 2007 Perşembe

Havluda son moda(:





Havlu modasında son nokta budur:)Valla mont,kot,etek,gömlek hepsi solda sıfır bunun ötesinde bişi olamaz gibi geliyor bana(:


Tasarım,yaratıcılık,trend...artık ne derseniz adı her neyse gelinen nokta budur.


Kim tasarlamışsa,her kimin fikriyse,kutluyorum,yeni çalışmalarını 4 gözle bekliyorum:)

24 Ekim 2007 Çarşamba

Bahanenin Böylesi:)


23 Ekim 2007 Salı

22 Ekim 2007 Pazartesi

Evimde sıra gecesi daveti...

Uzun zamandır kafamda tasarladıgım halde,fikir Meltem den çıktı.

-Yapabilirmiyiz?deyince,

-Delimisin?neden olmasın...ne var yapamıycak?dedi ve geldi arkası,

Maşallah benden beter çenesiyle,anlattıkça anlattı,O heyecanla anlattıkça,aynı heyecan bize de geçti.

-Benim aklıma yattı olur bu iş dedim.

Konuştukça,kafamızda taşlar yerine oturdukça

-Valla süper olacak!bile dedik.Cumartesi akşam için anlaştık.

Ama sizler bişey anlamadınız demi? ok. baştan alıyorum,şimdi amaç,benim Güney illeri ve sıra gecesi konusunda burun kıvıran,anlamsız bularak ahkam kesen sevgilime,olayın aslının hiçte öyle olmadıgını,bizzat gösterip,agzını bi karış açık bırakacak bi gece yaşatmaktı-gerçi ben bunu her gece yapıyorum ama bu başka tabii;)-.

Grup tamamdı,8 kişi olacaktık ve kesinlikle ekleme yapılmıycaktı,ve diğerlerinin bundan haberi olmıycaktı.Bu konularda anlaşınca,hazırlıklara geldi sıra,Meltem in Ex eşi İsmail,burada özel gecelerde sahne yapan sıra gecesi ekibinin 2 elemanını ayarladı.
gecelerinin olmazsa olmazı çiğ köfte benle Meltem e aitti,bana etsiz yogurulup ayrıldı,

marulla süslenip tepsiye dizildi,humus,cevizli biber gibi Güney illerine özgü mezeler tarafımdan hazırlandı,cacık buzla ve z. yağıyla lezzetlendirildi,tavuklu&nohutlu pilav etler didilip karabiberle tatladırılıp en üste etler gelecek şekilde,kaseye bastırılıp,servis tabagına ters çevrilerek şık görüntüsüyle göz zevkide düşünüldü:),z.yaglı sarma ve şakşuka benden dedi Bahar

Yeter mi?yetmez mi,şunuda mı yapsaydık?diye düşünürken,bi baktık ki,Şebboyun getirdiği,

ciger kavurma,Aras ın annesinin final için gönderdiği şıllık tatlısıyla,kuş sütü eksik olmuştu ki soframızda onuda kavun ve beyaz peynir eşliğinde aslan sütüyle tamamladık:

Sevgilim 20:00-20:30 gibi geldiğinden,tüm hazırlıklar 19:00 da bitmiş,herkes toplanmıştı.


Bi ara ben son rötuşları yaparken,

-Acaba başlasakmı ki? soruma,İsmail in,


-Haa tabii ya düğün salonu gibi bi de karşılama yaparız:) cevabına koptuk:)).

Dakik sevgilim,20:15 te teşrif ettiğnde,yüzünde benim aşina oldugum şaşkınlıkla karışık gülümseme vardı.

-Yaptın en sonunda demi?milletide uydurdun kendine....

-Kimm?asıl Onlar girdi kanıma...hem gel bak daha bu neki...

Tahmin ettiğiniz gibi,yer sofrasına bağdaş kurarak oturduk,rakılar kadehte değil,çay bardağında içildi.İlk türkü rahmetli Kazancı Bedih anısına gitti-ki ben bi kez daha Onu tanıdığım için şanslı hissttim kendimi-Urfa nın etrafı,ardından makaram sarı bağlar,gesi bağları,keşke aramızda olsaydı diye kulaklarını çınlattığımız Mustafa için,Urfa lı sevmiş-ki istek üzerine 3 kez falan okundu-24:00 gibi saz ustalarını ugurladıktan sonra,sabah 04:00 te şıllık tatlısı ve acı kahve mırra finaliyle son buldu gecemiz.

Herkes geceden son derece memnun ayrılırken,tekrarı için ayak üstü planlar yapıldı bile:)

"Bu kadar işi sana bırakıp gidemem" diyen Meltem le ortalığı toplayıp,mutfagı temizledikten sonra,tüm "kal işte burda...sanki kalmadıgın yer"ısrarlarına ragmen ikna olmayıp,

evimde evim diyen Meltem ide gönderdikten sonra,yataga gittiğimde sevgilim duştan çıkmıştı,

yorganın altından parmaklarımı öperek,elleri kalçalarımda bacaklarıma ulaştıgında,


-Bu gece bitti mi ? dedi..

Sizce?...

21 Ekim 2007 Pazar

Anayasa Değişikliğine Hayır


Bizim evden 2,çevrem ve 7 sülalemi
sayarsam yüzlerce oy...
Bizim rengimiz,kasıtlı seçildiğini düşündüğümüz k.rengi.
Yani HAYIR...
Keske dokunulmazliklarin kaldirilmasi gibi adamakilli bir sey oylaniyor olsaydi ya da,
Hazır referanduma başlamışken şunlarıda oylayalım:
1-Vekil maaşları ne olsun?
2-AB'ye girelim mi?
3-Vergiler ne olsun?
4-Kuzey ırağa harekatın boyutu ne olsun (basra körfezne kadar ilerleyelim mi)vs,vs..
Madem o kadar demokratsınız ve milletin ne dediği önemli haydi buyrun
HAYIR lı bir sonuç diliyorum...

19 Ekim 2007 Cuma

Yemek yemek,ya da sex...


Bu resim bi mailde eklentiydi.Sizin kafanızda ilk ne oluştu bilemiyorum ama,ben o an odada yanımda olan Bahar a dönerek,


-Eee bunlar nasıl öpüşür,ya oral sex? dediğimi hatırlıyorum:))


Bahar tabii alışık oldugundan,ifadesini hiç değiştirmeden,

-İnanmıyorum sana ya..nasıl yer içerler,demiyosunda..


-E ama bu daha önemli dediğimde,Bahar bu kez şaşkın ama,


-Önce sex diyosun yani???

-Öyle tabii yemegi her yerde,herkesle yersin ama düşün bak herkesle sevişebilirmisin?


-Aslı varya senle hiç konuşulmaz...nerden nereye bağladın olayı.


-Haksızmıyım?yemek sıradan,sex öyle mi?

.........................................................

.........................................................

Baktık olmıycak,


Anket yapalım ofis içinde dedik:)abartmadan,gizli-gizli...

O an kimi gördüysek koridorda çagırdık,işte sonuçlar;

Mehmet-Aç ayı oynamasın be:)önce bi yesek-içsekte sonra...

Kiraz(meyve olan değil çay vereni)-Aman sormayın bana böyle şeyler,çay veriym ben size.

Şebboy-Bu Aslı nın fikri demi?:)Ne fark eder önce sevişsek,sonra yesek:)hem kokmayızda...

İlyas-Kimle olduguna baglı:)yeni biriyse kim takar yemeği....


Meltem-Aaa ben arkadaşıma katılıyorum,tabii ki önce sex:)


Bizim ofisten çıkan sonuçlar böyle:) ya sizin fikriniz?


Yemek mi? sex mi?




17 Ekim 2007 Çarşamba

İçimdekiler...

Özgürlük %100



Kıskançlık %100 (sade ve sadece sevdiğimi ama)



Mutluluk %80



Huzur %90



Sevgi %100



Nefret %30 (Duruma göre değişiyo ama)



Edepsizlik % 90



Sıradanlık % 0



Nezaket %30 (Kişiye,ortama,duruma göre ama)



Teslimiyet %100 (Gözü ela olan adama ama)



Takıntılar % 100




Kadın % 1500 ;)



Paranoya % 80



Hüzün % 40



Üretme isteği %100



Üreme isteği %100



Samimiyet % 100



Utanç % 10



Kibir % 0



Komik % 100



Adalet % 100



Endişe % 80



Heyecan % 100




Hırs %100



Delilik % 90



Vicdan % 100



Şehvet % 1500 :)



Yanlış % 50



Doğru %50



Akıl % 90



Fikir % 80



Umut % 100



Dişilik % 1500




Evimde,ofiste,iş gezilerimde,tatillerde,çalışırken,sevişirken,uyurken,oradada buradada hiç kapağını açmasamda bunlar benim içimde daima...

16 Ekim 2007 Salı

süper:))

İki çocugu olan köy delikanlısı askerliğini yapıp,evine döndüğünde bakmış,
Karısı 3 çocukla bi masanın etrafındalar.
Birden öfkelenip bağırmaya başlamış,
-Abovv.. lan karı bu üçüncü çocuk nerden çıktı?askere giderken 2 çocugumuz vardı.
Bu sonuncusu benden olamaz.
Karısı Ona gayet sakin cevap verir,
-Ne bağrıysın? sana babamı diyir? oturmuş yoğurdunu yiyir!!

Bu fıkra dün gece bi arkadaş toplantısında anlatıldı,gülmekten karnıma agrılar girdiğinde,
-Ben bunu yazmalıyım demiştim.
Yazarken bi yandan gülüyo bi yandanda,
-Babamı diyir, oturmuş yogurdunu yiyir,diye tekrarlayp duruyodum:))
Anlaşılan yazmakda kesmedi,anlatacak birilerini buluym ben:))

15 Ekim 2007 Pazartesi

Bir ben eksiktim tam olduk:)

Blogcuda her saat başı kapıya konmaktan,yazıların anlamadan pufffff diye uçup gitmesinden,
banada gelmişlerdi ki,öncülüğü Şekerpembe yaptı ilk başkaldırı Ondan geldi:)ardından Lale,Zehra ve diğerleri topladı tası tarağı...Eee artık şart olmuştu banada göç:)
Aslına bakarsanız yeniden başlamaya hiç ama hiç yoktu niyetim,ama kıramadım şekerpembemi:) Onun "Sensiz olur mu hiç?","Hem gel bak çok daha rahat burası"
Sözleri ikna ettide arttı bile...
Şimdilik bu kadar...açılışı yaptık gerisi gelir zaten...
Özlemişim beaaaaaa:))